ÖZÜRLÜYÜ SÖMÜRMEK…

Eylül 19, 2009 tarihinde tarafından  
KATEGORİLENMEMİŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

ÖZÜRLÜYÜ SÖMÜRMEK…

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nca hazırlanan özürlülerin sorunları içeren raporda, özel hizmet veren özürlü rehabilitasyon merkezlerinin sahte belgelerle 86.3 milyon liralık vurgun yaptığı belirlenmiş…

Lakin tespit edilenler, buzdağının görünen yüzünün küçük bir fotoğrafı…
Buzdağının görünmeyen yüzü çok daha vahim ve derin…

Her şeyden önce, yolsuzluk varsa bunun kesinlikle üç sac ayağı vardır.

Bu ayaklardan birisi eksik ise yolsuzluk vuku bulmaz;

1- İşadamı, 2- Memur-Bürokrat, 3- Siyaset-Milletvekili….

İşadamı güçlü ise (ki çoğu zaman öyle) zor dokunuyorsun…
Memur, bürokrat (yasalardan kaynaklı) ayrıcalıklara sahip olduğundan zor dokunuyorsun…
Siyasetçi, milletvekili ayağına (dokunulmazlık ayrıcalığı olduğu için) dokunamıyorsun…

Ondan sonra da temiz toplum, şeffaf yönetim, yolsuzlukla mücadele nutukları atıyoruz…
Milletvekili dokunulmazlığı (suç işleme ayrıcalığı gibi) kürsü ile sınırlandırılmadıkça ne yapsak nafile…
Aslında temiz toplum, şeffaf yönetim istemiyoruz, ister gibi yapıyoruz…
Aslında yolsuzlukla mücadele etmiyoruz, eder gibi yapıyoruz…

Sayın Başbakan ve Bakanlar başta olmak üzere Sayın Milletvekillerimize sormak istiyorum:
Sayın Büyüklerimiz, milletvekili dokunulmazlığını kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırmıyorsunuz, neden?…
Siz yargıya güvenmiyor musunuz?…
Eğer güvenmiyorsanız, neden bizlerin aynı yargıya güvenmemizi bekliyorsunuz?…
Yoksa korktuğunuz bir şeyler mi var?…

Bir kaç gün önce sele gitmiş eşyaları toplayan insanları televizyon kanalları yağmacı olarak gösterip ayıplamıştık.
Her ne kadar o insanlar felaketi göz ardı edip, insanlığı bir kenara bırakıp eşya toplasalar da (özel mülke girmeyenler) sokakta çöpe gidecekleri topladıkları için bu özürlüleri soyanların yanında zemzemle yıkanmış kalır.

Yağmacılık ruhuna işlemiş insanlar, özürlülerin bizlerin millet olarak sahip çıktığı o mağdur bakıma muhtaçlar üzerinden yağma yapıyor.
Yağma Hasan’ın böreği diyerek, hücum ediyorlar.

Öyle pis çıkar ilişkileri var ki; Körler, işitme engelliler ve zihinsel özürlüler için sağlık, yiyecek, ısınma, servis, maaş, forma, kırtasiye ve daha sayamadığım pek çok imkanları devlet tarafından karşılanan okular açılmış. Bu okullara öğretmen, memur, görevli koymuş eğitimi normal okul gibi her gün yapılmakta ,kırsaldaki özürlülere yatılı kalma imkanı sunulmuş, gidip gelen öğrenciye servis hakkı tanınmış.

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bu okullar öğrencilerini mezun ederek diploma dahi vermektedir. Yani  bu çocuklar hayatın içinde.

Bazı kanı bozuk rehabilitasyon merkezleri ise haftada sadece iki gün eğitim vermekte, diploma verme yetkileri yok. Mezuniyet diploması veremezsen verdiğin eğitim niçin?

Öğrenim yaşı geçti mi ne öğretebilirsiz bu çocuklara?

Bu sözde eğitim kurumları, ailelere 100 TL 150 TL aylık vererek kandırarak o çocukların hayatını resmen karartıyorlar.
Devlet okulunda zümre öğretmenler toplantısı yapıyorsun, rehabilitasyonları eleştirmeye başlıyorsun, bir öğretmen çıkıp “Rehabilitasyona laf söyletmem, ben bir rehabilitasyonun ortağıyım diyebiliyor.

Belediyeler okul açmak yerine rehabilitasyon merkezleri kurup, kendi yandaşlarına işletme açıyor.
Bazı eğitim bürokratları, bazı müfettişler ya ortak olmuşlar, ya da yağmaya göz yummuşlar.
Bazı öğretmenlere öğrenci gönderdikçe komisyon veriliyor,

Kurumlar Rehberlik Araştırma Merkezlerine ve çalışanlarına (bazılarına) devlet okuluna değil de özel yerlere yapacağı yönlendirmeleri hızlandırmaları içim menfaat sağlamış.
Atölyesi olan veli bile rehabilitasyon merkezi açıyor yağmaya başlıyor.
Bürokratlar bulundukları ilçe deki devlet okulların kapasiteleri üzerinde üst üste istifleyerek öğrenci alıyor ki, rehabilitasyona yönlendirilecek öğrenci sayısı kendi bölgesinde daha çok olsun.

Bu pis çıkar ilişkilerine uzak olduğumuzu her ortamda beyan ettiğimiz içinde istenmeyen, ailelere, öğretmenlere verilecek eğitimlerde görev verilmeyen eğitimci oluyoruz.
İsmi geçen unvanlarda çalışanların hala büyük çoğunluğu, dürüst vicdan sahibi insanlardır, öyle olmasını umuyorum.

Dürüst çalışan rehabilitasyon merkezleri ve okullarında var olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak onların büyük çoğunluğu bu yağmacılara direnemediği için batmak zorunda kalıyor.
Cumhurbaşkanlığına yolsuzluk raporu hazırlanmış yolsuzluk ortada bu yolsuzluğu bu merkez yöneticileri tek başına yapmadılar, yapamazlarda, istenilse yaptırılmazda…

Pislik yumak olmuş. Ayrık otu gibi sarmış vaziyetteler, aradaki iyi insanları boğmaya çalışıyorlar.
Allahsız, kitapsızlar nasıl veririz hesabını diye hiç düşünmüyorlar.
Boğazlarına atacakları bir kaç lokma, üstüne binecekleri araba, oturacakları bir ev için ruhlarını ve insanlıklarını satıyorlar.

SAYGILARIMLA.
Tarihi : 18.09.2009
Yazarın E-mail Adresi : gazim_95@hotmail.com

  • Netinial Internet

Yorumlar

“ÖZÜRLÜYÜ SÖMÜRMEK…” adlı makaleye 3 yorum yapilmis
  1. baretta dedi ki:

    yazarın burada bahsettiği aynen çok doğru bravo böyle satılmamış kalemlere

  2. yuzbasi_aslanbey dedi ki:

    sayın gazim acil şifalar seni ve yazını ajans1 den takip ediyorum tüm yazılarını zevkle okuyorum gerçekten seni takdir ediyorum acı ama gerçekten doğrulara parmak basıyorsun tşk saygılarımla

  3. Anonim dedi ki:

    tam bir pislik çirkefleşme bumu vatan severlik bumu yetim hakkı yenmemek yazıklar olsun

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari