PETROL – TURİZM İLİŞKİSİ

Haziran 2, 2009 tarihinde tarafından  
TURİZMCİ FARKIYLA-ŞAMİL HORULUOĞLU kategorisinde yayımlanmıştır.

PETROL - TURİZM İLİŞKİSİ

Turizm değerleri, tarih içerisindeki yeri ile dünyanın penceresi durumundaki Antalya; her gün ilgi odağı olmuş/olmaktadır. Antalya’ya yapılan büyük yatırımların ne kadar haklı ve isabetli olduğunu günden güne görmekteyiz.

 

   Mardan Palas isimli otelin, Antalya’nın tanıtılmasında dünya yıldızlarını ağırlaması; reklam ve tanıtım yönünden çok önemli bir gelişme olmuştur. Fakat bu ve bunun gibi tatil köyü, otellere ulaşımı daha çok karayolu ile yapılmaktadır. İç turizm neredeyse tamamen karayolu ile yapılmaktadır. Doğal olarak petrol ile çalışan araçlar turizm hareketlerinde kullanılmaktadır.

 

   Petrol; dünyadaki düzenin ve günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. Petrol yüzünden birçok savaşlar olmuş/olmaktadır.

 

   Dünyada petrol fiyatları normal seyrinde gitmesine rağmen, Türkiye’de aksine çok fahiş fiyatlarla bize sunulmaktadır.

 

   Amerika’da petrolün varil fiyatı 60 Amerikan Dolarına düşmesine rağmen, pompa fiyatlarına zam olarak yansıdığı görülmektedir. Türkiye’de fiyatların devamlı artması büyük firma arasında aslan payı biçiminde paylaşılmakta, sektörde 47 firma olmasına rağmen, petrol pazarının %95’inin 11 firmasının elinde bulundurması rekabetin engellendiğinin somut göstergesi olmuştur. Petrol piyasasını belirleyen ve dünyadaki fiyat düşüşlerine rağmen piyasa fiyatlarını belirleyen güç bu firmalar olmaya devam etmektedir.

 

   Kaçak akaryakıt işi yapan firmalarıTicari Sır” olduğu gerekçesi ile tüketiciye açıklamayan, piyasayı belirleyen hâkim sektör temsilcilerine müdahale etmeyen EPDK görev ihmali yapmaktadır. Sormak lazım, siz o koltuklarda ne için oturuyorsunuz? Ya o koltuklarda oturmayın yada oturuyorsanız koltuğun hakkını yani yapmanız gören işi yapın! Halk size bunlara seyirci kalın diye mi vergilerini veriyor?

 

   Petrol fiyatlarında önemli vergilerden dolayı petrole 3 katı ödüyoruz. Hâlbuki dünya petrol fiyatlarındaki düşüşün pompaya yansımasında firmaların fahiş kar arzusunun yanında önemli bir nedeni de, tüketimden alınan ÖTV ve KDV’dir.

 

   Rafineri çıkış fiyatı 58 kuruş olan benzin, yurtdışına rafineri çıkış fiyatı ile satılmasına karşılık ülkemizde 3.17 TL’den satışa sunulmaktadır.  240 milyar TL olarak öngörülen 2009 yılı bütçe gelirleri içinde %12 pay ile 29 Milyar TL petrolden alınan Özel Tüketim Vergisinin varlığı ve 2008 yılında akaryakıttan alınan dolaylı vergilerin toplamının 57 Milyar TL olması bunun en açık göstergesidir.

 

   Bu verilerin değerlendirilmesi ile anlaşılan odur ki; petrol hayatımıza giren, her şeyimizi etkileyen bir değer olmuştur.

 

   Petrolün artması ve eksilmesi ile taşımacılık, turizm, sanayi, üretim… gibi işkolları da etkilenmekte, yurt ekonomisine her bakımdan tesir etmektedir.

 

   Sözün özü; dünya piyasalarında petrolün varil fiyatının düşmesine rağmen, Türkiye’mizde pompa fiyatlarına zamlı olarak yansıması hiç akıl karı değil, bunun sorumluluk ve hesap verme makamında olan yetkililerin Türk Halkına açıklanması gerekmektedir. Eğer bunu izah edemiyorlarsa bu utanç yüzü olanlar için yeter…

Devlet üretimin ve halkın sırtındaki yükü kaldırsa, beklentilerin çok üzerinde bütçeye gelir sağlayacağına eminim. Tabir caizse akaryakıttaki vergi yükü ile devlet bindiği dalı kesmekte, iç ve dış turizmin gelişimine engel olmakta, üretimin önüne set çekmekte ve gelişmenin önünü tıkamaktadır. Elbette devlet bütçe yapmak ve zorunlu yatırım ve harcamaları bir şekilde karşılamak zorundadır. Ancak akaryakıt her sektörü doğrudan etkilediğinden bundan derhal vazgeçilmelidir.

 

   Durum iyileştirilmez ve kabul edilemez akaryakıttaki ayak oyunlarına son verilmez ise; kara yollarında araç sayısı azaldığı gibi, vatandaşın elindeki araçlar da akaryakıt pahalılığından kullanılmaz olacak, araç mezarlıkları artacaktır. (Nitekim Tüketiciler Birliği çok kısa bir süre önce 1 TL lik benzin al-ma eylemi ile bu hususa çok çarpıcı bir eylemle dikkat çekmişti)

İç piyasa canlanmayacak, enflasyon düşmeyecek, üretim artmayacaktır. İç turizm de ciddi düşüşler olmaya devam edecek. Ne kadar önlem almaya çalışırsanız çalışın kaçak akaryakıt ve kayıt dışılık-vergi kaybı her zaman olmaya devam edecek, bundan terör örgütleri rant sağlama işinden hiçbir zaman vazgeçmeyecektir. Kriz’den çıkış süreci uzayacaktır.

 

Akaryakıttan kötü kokular gelmeye devam edeceğe benziyor.  

 

Şamil HORULUOĞLU

Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi

Turizm Komisyonu Sorumlusu

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari