SİVİL TOPLUM ÜZERİNE [1]

Nisan 27, 2010 tarihinde tarafından  
İÇİMDEKİ SESLER - A.CENAN AKPINAR kategorisinde yayımlanmıştır.

SİVİL TOPLUM ÜZERİNE [1]

Çoğulcu toplum, insan hakları, demokrasi gibi sıkça kullanılan kavramlardan belki en önemlisi günümüzde sivil toplum kavramı olmuştur. Sivil toplum, toplumsal öncelik alanı anlamında, devletin örgütsel ve baskıcı yanına karşılık olarak ortaya çıkan ve gücünü her geçen gün arttıran bir  değerdir.

Sivil toplum kavramı, kapitalist süreçle birlikte daha belirgin bir hale gelmiştir. Sivil toplum, sınai kapitalist düzenin, özellikle de merkezi yönetim biçimi olan ulus devletle yakından ilgilidir. Kapitalizmin, üretim ve tüketim olguları itibariyle özgürlük ortamına gereksinimi vardır. Üretim süreci modern ulus yapılarıyla geliştirilmişse de, tüketim süreci sivil bir üstünlüğe gereksinim duyar. Bu durum nedeniyle, devlet ve toplum birbirlerinin üstünlük alanlarını sınırlandırmak üzere karşı karşıya gelmişlerdir. Sivil toplum düşüncesini yaratan siyasal oluşum – ulus devlet yapısıdır. Zira ulus devlet yapısı katı bir merkeziyetçi yapıdır. Kişinin ve toplumun tüm hayatını, neye inanacağından, hangi siyasal ideolojiyi kabul etmesi gerektiğine kadar yaptırımlı bir seri düzenlemeye sahiptir. Günümüzde genelde geçerli olan demokratik rejimler sonucu sivil toplum talebi tartışılması bile olası olmayan vazgeçilmez bir olgu olarak gözükmektedir.

Yukarıda ki açıklamalar ışığında sivil toplum, kendisini devletle özdeşleştirmemiş hatta onun kurgu ve baskılarına karşı koyabilen halk yapılanmasını ifade eder. Diğer bir deyimle sivil toplum, toplum tanımından farklı olarak devlet denen organizasyon dışında siyasal tavır belirlemeyi, değişik konularda siyasal görüşün dışında fikir ve eğilim ortaya koyabilmeyi ifade etmektedir. Sivil toplum, gerektiği yerde siyasal erkçe kurgulanan anlayışın dışında veya karşısındaki görüş ve eylem alanıdır. Bu işlevi nedeniyle de batıda sivil toplum kuruluşlarına NGO adı verilmiştir. (Non govermental organization > Devlet dışı organizasyon)

Burada üzerinde durulması gereken en önemli konu, sanırım sivil toplumun örgütleniş talebi ve bu talepleri doğrultusunda ki uygulamalarıdır. Zira önemli olan, sivil toplum örgütünün, arkasında olduğu kabul edilen kitleyi ne kadar temsil edebildiği, gerilimsiz, itaate layık, saygıya değer olduğudur. Zira, örgütsellikten doğan güç birikiminin, kendine özgü bir çıkar ve anlayışı belirlediği bir vakıadır. Devlette gördüğümüz bu seçkinci yapının sivil toplum kuruluşlarına da yansımaması için bir neden göremiyorum. Kişisel ve gurupsal yararların devreye sokulmasının yanı sıra, devletin bunları kendi üstünlük alanına çekmesi ve bu kuruluşun devletten nemalandırılması, bu kuşkunun en önemli nedenlerindendir.film Lucas Brothers: On Drugs online

Potansiyel bir güç olan toplum, etkinliğini Sivil Toplum Kuruluşları aracılığı ile yürütmek zorundadır. Aksi halde kendini ifade edemez.

İtalyan siyaset bilimci MOSCA’nın dediği üzere, tüm sosyal ve politik etkinlikler seçilmiş bir örgütlenmeyi gerektirir, aksi halde fiili hale gelemez. Bu nedenle de Sivil Toplum örgütlerinin belki en önemli sorunlarından birisi, kendilerini devletle özdeşleştirmekten uzak tutabilmeleridir. Bu da ancak Sivil Toplum Örgütü yönetiminin bilinçli, tarafsız ve güçlü olmaları ile mümkündür.

Devam edecektir.

A. Cenan AKPINAR

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari