SİVİL TOPLUM ÜZERİNE (3)
Mayıs 17, 2010 tarihinde admin tarafından
İÇİMDEKİ SESLER - A.CENAN AKPINAR kategorisinde yayımlanmıştır.
Sivil toplum kuruluşları arasında, küresel bazda kesinlikle işbirliğine gereksinim vardır. Dayatma ve ayrımcılıklar küresel bazda süratle gelişmektedir. Bunlara basit bir örnek olarak İslam’a yönelik baskılar, saldırılar, başörtüsü, türban yasakları ve benzeri şeyler gösterilebilir.
Maalesef dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ülkemizde de sivil toplum örgütlerinin önemli bir kısmı dini içeriklidir. Daha önce de vurguladığım gibi, sivil toplum elbette ki devletin karşısında saf tutmak olarak algılanmamalıdır. Asıl amacın toplum lehine bir takım işlevleri yerine getirilmesi olmalıdır.
Ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarının hem yapılanma ve finansman, hem de devletle ilişkilerinde sorunlar vardır. Buna karşın, işlevlerini bütünüyle yerine getirip getiremedikleri tartışılabilir.
Sivil toplum örgütleri netice itibariyle desteğini halktan almakla beraber, belli çıkar çevrelerinin sivil toplum örgütlerini kişisel veya belli bir gurubun çıkarları doğrultusunda kullandıkları, bu nedenle de başarılı olamadıkları, hatta tepki çektiklerini söylemek sanırım yanlış olmaz.
Kendisi veya kendilerine balğ kişileri nemalandırmak adına, paravan sivil toplum örgütleri kuranları da ülkemizde görmek mümkün.
Bu tür örgütler yüzeysel olarak kuruluş amaçları doğrultusunda faaliyet gösterseler de, önemli konularda, mesleki menfaat temin etmek suretiyle, bir anlamda sivil toplum örgütlerinin amaçlarını baltalamakta, kitlelerin güvenlerini zedelemektedirler. Birkaç örnek vermek gerekirse, filanca il veya ilçenin dayanışma örgütü, sadece para karşılığı oyun oynanan mekanlar haline getirilmiş, bazı sivil toplum kuruşları ise, kurucuların meslekleri gereği kendilerine iş imkanı yaratmaya yönelik olarak kurulmuşlardır.
Bu kuruluşların bünyelerinde yer alan üyelerini de kendi emelleri doğrultusunda kullandıklarını, onların emeklerini suiistimal ettiklerine bilmiyorum gerek var mı?
Kurucuların sağladıkları basit imkanlar, katılımcıların kullanılmalarına yönelik bir göz boyamadan başka bir şey olmamaktadır.
Bir sonraki yazımda, sivil toplum örgütlerinin minimum düzeyde organizasyon ve oto kontrol sistemleri üzerinde durmaya çalışacağım.
Derin saygılarımla;
CENAN AKPINAR
MÜZİSYEN-ARAŞTIRMACI YAZAR



