SİYASET VE NÜKLEER ENERJİ SORUNU

Haziran 27, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - Süleyman TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

Nükleer enerji, atom çekirdeğini etkileyen süreçler sonucunda önemli miktarda enerjinin ortaya çıkması sonucu elde edilir. Nükleer enerji elde etmenin bir yöntemi, atom çekirdeğini reaktöründe, denetimli şekilde bölünmesidir ( Fisyon olayı ). Diğer bir yol ise 80’ li yılların başlarında uygulanmaya başlayan çekirdek kaynaşmasıdır ( Yani Füzyon ). Her iki yöntemle de nükleer enerji patlamalı biçimde açığa çıkabilir.

Türkiye’ nin nükleer santral kurma isteği serüveni, 1960’ lı yıllarda başlamış ve zaman zaman politikacıların konuya ilişkin açıklamaları ile kamuoyunun gündeminde tutulmuştur. 1970’ li yıllarda “Nükleer santral olmazsa mahvoluruz” düşüncesi egemen olmasına rağmen, santral kurma çalışmaları sürekli olarak ertelenmiştir.

1992’ de, Süleyman Demirel’ in nükleer santral yapılacağını açıklaması ile birlikte konu bir kez daha gündeme gelmiş ancak, yine somut bir adım atılmamıştır.

Günümüzde ise mevcut hükümetin nükleer santral kurulması ile ilgili çeşitli söylemleri dikkat çekmektedir.

Gerçekte tüm bu tartışmaların temelinde, enerji bağımsızlığı isteği ve Türkiye’ nin bölgesel güç olma tasarısı vardır. Türkiye, dünyada on yedinci büyük ekonomi olmasına rağmen, nükleer enerji kullanan yirmi civarındaki ülke arasında yer almamaktadır. Yaşanan tartışmaların temelinde bölgesel güç odağı olma hesapları yatmaktadır.

Bölgesel güç olmaya yönelik politikalar nedeniyle, nükleer santral kurma niyetindeki yetkililere sorulması gereken soru şudur: Elektrik enerjisi talebi her yıl % 10 civarında artan Türkiye, nükleer enerji ile ilgili girişimlerde bulunmadan önce alternatif enerji kaynakları konusunda yeterli araştırma yapmış mıdır? Kısacası artan talebi karşılamanın başkaca bir yolu yok mudur? Ayrıca nükleer enerji üreticisi bir ülke olmak, tek başına bölgesel güç olmak için yeterli bir unsur mudur?

Bilindiği gibi, 1986 yılında, Çernobil nükleer santralinde kaza meydana gelmiş, otuzdan fazla insan ölmüş ve çok sayıda insanın da radyasyona maruz kalmıştır

Bu olaydan sonra nükleer enerji meselesi iyice tartışmalı hale gelmiş ve bu yolla enerji üretimi girişimleri çevrecilerin büyük tepkisini çekmiştir. Bu nedenle Türkiye gibi deprem riski yüksek bir ülkenin nükleer enerji projelerine yönelmesi ve özellikle Sinop gibi doğal güzellikleri ile tanınan bir kente santral yapılması girişimleri yoğun eleştirilere konu olmaktadır.

Öte yandan, Türkiye’ de jeo termal ve rüzgara dayalı, alternatif üretim % 0.1 civarındadır. Hidrolik enerji kaynakları hariç diğer yenilenebilir enerji kaynakları, bir ülkenin elektrik enerjisi problemini bütünüyle çözmez belki ama, enerji gereksiniminin bir bölümünü karşılamaya ve çevresel sorunların azaltılmasına önemli katkılar sağlayabilir. Bu alanda en büyük gelişmeyi kaydeden Norveç, ihtiyacının % 99’ unu bu çeşit kaynaklardan sağlamaktadır.

 2005 yılında Kemer’ de, Fildişi Sahili kökenli Fransız vatandaşı mühendis Michel Bey ile tanıştım. Almanya’ da rüzgar türbinlerinden enerji elde edilmesi projelerinde çalışmış olan Michel Bey bir konuşmamızda şunu ifade etti: “Neden Türkiye bu alternatif enerji konusuna eğilmiyor ve sadece çok sınırlı alanlarda çalışmalar yürütüyor, anlamıyorum.” Rüzgar türbinlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ve doğaya zarar vermeden enerji elde etmenin çok önemli olduğunu belirtti.

Türbin kurulması olayının geçmişi 19. yüzyıla dayanmaktadır. 1890 yılında Danimarka, rüzgarın kinetik enerjisini, bir jeneratör yardımıyla, elektrik enerjisine dönüştürmüş ve bu sistem rüzgar türbini olarak adlandırılmıştır. 1970’ li yıllardan sonra petrol fiyatlarındaki artışlar, rüzgar türbinlerine ilgiyi arttırmış ve rüzgar enerjisinin rolü ABD ve Avrupa’ da artmıştır. Bu enerji türü çok temizdir. Türbinlerin kuruluşu sırasında harcanan enerjinin üç ay gibi kısa bir sürede üretilebilmesi, özellikle Türkiye gibi kısa dönemde enerji talebi olan ülkeler için önemli bir faktördür. Buna karşın her yerde gerekli hızlarda rüzgar bulunamaması ve türbinlerin çok gürültülü çalışmalarının bir sonucu olarak yerleşim yerlerine uzak kurulmaları zorunluluğu gibi sıkıntılı noktaları da vardır.

Bence çözüm, mevcut kaynakların optimal bir karışımının kullanılmasından geçmektedir. Kaldı ki alternatif kaynaklardan yararlanma yoluna gidilmezse, nükleer enerji projelerinin uygulanması zorunlu bir hal alacaktır.

  • Netinial Internet

Yorumlar

“SİYASET VE NÜKLEER ENERJİ SORUNU” adlı makaleye 6 yorum yapilmis
  1. vedat dedi ki:

    ALLAH ŞÜKÜRLER OLSUNKİ ÜLKEMİZDE (ORMAN), RÜZGAR,SU VE GÜNEŞ GİBİ ENERJİ KAYNAKLARI OLDUKCA FAZLA HER YÖREYE AYRI AYRI VERMİŞ AMA BİZ BUNLARI NEDEN DEĞERLENDİRMİYORUZ NEDEN SADECE BAKIYORUZ BİR BUNU ANLAYAMIYORUM..
    ORMANLARI YOK ETMEKTE ÜSTÜMÜZE YOK BIRAKALIM ORMANLARI ARTIK ORMANLAR BİTMEK ÜZERE AMA SU.RÜZGAR VE GÜNEŞ ENERJİLERİ İLE NELER OLUR NELER..

  2. Dadaloglu dedi ki:

    Ulkemizde yer alti yer ustu doga zenginligi bakiminda yok yok, bu kadar varlik icinde darlik cekiyor olmamiz acimizi kat kat artiriyor.hadi yerin altina inmeye useniyoruz diyelim,,ruzgari gunesi suyu degerlendirelim bari,,Bugune kadar hic bir iktidar doneminde bu konularin ciddi olarak gundeme getirildigi hatirlamiyorum,,,
    efendiler !!! ekranlardan yaptiginiz horoz dovuslerine son versenizde bu tur hayati onem tasiyan konulari biraz tartissaniz,,,su yukarda bahsi gecen enerjileri degerlendirirseniz sizde ihya olursunuz,,yedi sulalenizde,,hortumcunuzda hatta artar sira biz vatandaslara bile gelir bizde ihya oluruz…ama asil korkunuzun ihya olmus ,karni doymus bir vatandas oldugunuda bilmiyor degiliz,,,karni tok bir insanin dusunmeyede vakti olur ki bu siz degerli buyuklerimizin hic de isine gelmez..

  3. İsmail Özdemir dedi ki:

    Bölgesel güç olmamıza fayda sağlayacaksa nükleer enerji santrallerine evet diyorum.

  4. MURAT dedi ki:

    20 yaşındayım..ilerde belki torunlarımın aklına böyle fikirler gelirde vatanına milletine hayırlı enerjiler üretirler..bizim enerji anlayışımız türban başörtüsü ve kimin neye nasıl inandığıyla ilgili…ülkemi yönetenlerden utanıyorum…

  5. Metin Karaoglu dedi ki:

    Bence enerjinin en faydalisi!!!!
    Temiz enerjidir:Tabiatin ve insanlarin sagligina zarar vermeden ve hatta Tabiatin konumunu etkilemeden, dogal kaynaklarindan elde edilen enerjidir.
    Buda,SU,GÜNES,RÜZGAR dir
    Bu kaynaklardan yararlanmakta gec kalindigi gibi bu konuda calismalarin cok yavas gitiginide hatirlatmak isterim.

    Saygilarimla.

  6. musti dedi ki:

    Ben nükleer enerji karşıtı olarak bir kac kelam etmek isterim ne tazıkki ülkemizi yönetenlerin politikalrı sıkandal boyutlarında vahim bir okadarda hayret vericidir.Ülke genelinde rüzgar sıkıntısı vede güneş ışıklarından yana bir sıkıntımız olmamasına ragmen ısrarla nükleer enerji macerası bana lüzumsuz kaynak kullanımı vede gecen zamanı boşa harcama gibi bi takım talihsiz sonuclar oluşmasına zemin hazırlamaktadır.İdarecilerin bu cok önemli konuyu enine boyuna tekrar incelemyi vede yenilene bilir enerji kaynaklarına yönelmesini umuyorum.Yakın tarihteki cernobil faciası karşımızda bir güvenlik tabelası gibi durmaktadır.Ayrıca bu enerjinin kullanılması halinde atıklarınını 30 ila 50 yıl icerisinde toprak içinde ancak yok olabildigini nacizane cahil aklımla burday duyurmak isterim ben 24 yaşındayım dünyanın yeterince kirlendigini düşünen biri olarak burakın kendi cocuklarımın kendi gelecegim için bile şüphelerim var bu asla doymak bilmeyen şahsi menfeatler yüzünden dünyamızın nabız atışları cok ama cok yavaşlamıştır.PIRIL PIRIL BİR DÜNYA DİLEGİYLE.

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari