TEKİROVA’DA NELER OLUYOR

Ekim 22, 2009 tarihinde tarafından  
HABERİNİZ VAR MI? kategorisinde yayımlanmıştır.

TEKİROVA'DA NELER OLUYOR

Tayfur Süner, İki Bakana yönelttiği üç ayrı soru önergesiyle Tekirova’da yaşanan bazı konularla ilgili bilgi istedi

CHP Milletvekili Süner, İçişleri Bakanı Atalay’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Kemer ilçesine bağlı Tekirova Beldesi’nde 1 Eylül 2009 tarihinde yapılan Eylül ayı Belediye Meclis Toplantısı esnasında 4 CHP’li ve 2 AK Parti’li üyenin, toplantı devam ederken, bir grup izleyicinin kendilerine sataştığı ve tehdit ettiği gerekçesiyle, can güvenliklerinin olmadığını belirterek, toplantıdan ayrılmak zorunda kaldıklarını hatırlattı.

Belediye meclis toplantılarında, üyelerin can güvenliğini sağlamanın kimin sorumluluğunda olduğunu soran Süner, Bakan Atalay’a şu soruları yöneltti:

”Belediye Meclis Toplantılarına bütün vatandaşların katılma hakkı varken, Tekirova’da gerçekleşen Belediye Meclis Toplantılarına basın mensupları ve halk neden katılamamaktadır? Tekirova’da yapılan 01.09.2009 tarihli toplantıda, yukarıda anılan 6 üyenin toplantıyı terk etmesinden sonra, daha önceki toplantıda “yiyecek içecek bölümü hariç” kapatılması karara bağlanan pazaryeri,  Belediye Başkanı’nın yetkisiyle yeniden görüşülme istemiyle Meclis’e getirilmiş, oylanmış ve toplantıda kalan 4 üyenin oyuyla pazar yerinin kapatılmaması yönünde karar alınmıştır.

Meclisteki 6 üyenin vereceği oylardan çekinildiği için mi bu üyeler korkutularak toplantı dışına çıkmaya zorunlu bırakılmışlardır? Bu olayda Belediye Başkanı’nın rolü nedir? Tekirova Belediye Meclisi toplantılarının büyük bir bölümünün bu şekilde geçtiği yöre halkı tarafından tarafımıza iletilmektedir? Bu beldemize müfettişler göndererek, bir soruşturma açmak için girişimleriniz olacak mı?”

-TEKİROVA BELEDİYESİ’NDEKİ ARAMA-

Tayfur Süner, İçişleri Bakanı Atalay’ın yanıtlamasını istediği ikinci önergesinde de, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Tekirova Belediyesi’ne baskın yapan jandarma timinin, saatler süren arama ve çalışmalardan sonra çuvallar dolusu evrak ve bilgisayar kayıtlarıyla birlikte ayrıldığını, iki belediye görevlisini de ifadelerini almak üzere Adliye’ye davet ettiğini anımsattı.

Jandarma baskınında faturalara ve ihale belgelerine el konulduğuna değinen Süner, Belediyeye naylon fatura sokulduğunun da iddia edildiğine işaret etti.

Süner, Bakan Atalay’ın şu soruları yanıtlamasını istedi:

”Mart ayında başlanılan soruşturmada ne aşamaya gelinmiştir? Aradan 5 ay geçmesine rağmen hiçbir açıklama yapılmamış, hiç kimse bilgilendirilmemiştir. Halk bu soruşturmanın akıbetini merakla beklemektedir. Bu konuda ne zaman bir açıklama yapılacaktır?

Bir faturanın naylon olup olmadığı, malı veren kişinin ve alan kişi ya da kurumun stokları kontrol edilerek tespit edilir. Bunlar kontrol edilmezse ve böyle bir suç işlenmişse, aradaki 5 ay süre içinde eksik malların yerine konulmasına izin verilmiş sayılmaz mı? Tekirova Belediyesi’nde bu kontroller sıcağı sıcağına yapılmış mıdır?”

-İHBARCININ SALDIRIYA UĞRADIĞI İDDİASI-

Tayfur Süner, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in yanıtlamasını talep ettiği bir başka önergede ise, Tekirova Belde Belediyesi’ne yerel seçimlerden kısa süre önce Kemer Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla jandarma tarafından baskına sebep olan yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarını içeren ihbar mektubunu yazdığı belirtilen 28 yaşındaki Mehmet Hanege’nin Tekirova’daki jandarma karakolu önünde kalabalık bir grubun saldırısına uğradığını bildirdi.

Tekirova Belediyesi’ndeki iddiaları Cumhuriyet Savcılığı’na taşıyan ve kimliği deşifre olan Hanege’nin korunup korunmadığını sorun Süner, sorularını şöyle sıraladı:

”Bu kişi nasıl deşifre olmuştur? İhbarı yapan kişi, can güvenliği olmadığı konusunda başvuruda bulunmuş mudur?

Başvurusu Tekirova Belediye Başkanı’na gönderilmiş midir?

Devletimiz kendisine sığınan vatandaşını böyle mi korumaktadır?

Mehmet Hanege, önce Kemer Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek muayene edilmiş, burada konulan ‘Basit Tıbbi Tedavi ile sağlığına kavuşabilir’ tanısıyla taburcu edilmiştir. Daha sonra adli rapor için Antalya Devlet Hastanesi’ne giden vatandaşımız, yine aynı tanıyla gönderilmiştir.

Ancak daha sonra kötüleşen Hanege, valilikten aldığı viziteyle Antalya’da özel bir hastanede tomografi çektirmiş, konulan tanıda ‘hastanın yüzünün sol tarafındaki sinüs duvarında ve yüz kemiklerinde kırıklar’ bulunduğu teşhis edilmiştir ve kısa sürede ameliyata alınması karar verilmiştir. Antalya sınırları içerisindeki iki devlet hastanesinin de yanlış rapor verdiği ortaya çıkmıştır. Sağlık Bakanlığı ile koordineli bir şekilde olayın üzerine gidilmesi için bir çalışma yapılmakta mıdır?

BİZİM ANTALYA

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari