TÜREL’E HAKSIZLIK ETTİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM… HÜSEYİN SOYDABAŞ-TOSUN ÜLGE

Ekim 30, 2017 tarihinde tarafından  
KATEGORİLENMEMİŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

Hüseyin Soydabaş aradı ve “bir uzun sohbete var mısın?” dedi. “iki şartla olur” dedim. “Birincisi sohbeti okurlarımla paylaşırım, ikincisi her hafta bir yazı isterim” “Bu güne kadar neyi gizledik ki okuyucudan tabii ki yazacaksın” dedi ve ekledi. “Benim de iki şartım var. Birincisi başka yerlere de yazmak için görüşmelerim var, Antalya’da başka yerel gazetelere de yazarım bilgin olsun. İkincisi bundan sonra ben de senin yazılarını geçmişi çok uzun olan sitem www.ekemer.com da paylaşırım. Haberin olsun”

Mutabık kaldık, buluştuk, balık ekmek yedik ve konuştuk.

Ortaya bir buçuk karışık çıktı. Ama emin olun ki okuyunca siz daha çok karışacaksınız…

 

Soydabaş; Yer değişelim ilk soru benden olsun. Nedir bu Mustafa Gül olayı. Kara kedi kim?

Ülge; Kara kedi kendisi ya da bencilliği abi. Sekizinci yılı bitiyor, ortada güreş, festival, konser yani görsel aktivitelerin dışında bir şey yok. Diğer hizmetleri cenaze, mevlit, düğün, dernek.  Ortada Kemer adına faydalı bir şey yok. Sosyal medya üzerinden Kemer’i yönetiyor. Şurada yemekte, burada gezide, 2009 seçimlerine girerken icra dosyaları ile boğuşuyordu, şimdiki serveti nedir acaba. Bunlar kolay kapanacak borçlar değil. Sen daha iyi bilirsin. Diğer yandan Kemal Yüksel’in önlenemez yükselişi vs, vs. kısacası taşınacak vebal ve yük değil bunlar. Dahası ‘Eş Başkan’ dediğim eşi Neşe Hanım. Makam aracı, belediyeden maaş alan şoför ve koruması…

Soydabaş; Hatırlıyor musun, bundan önceki röportajı 2016 yılında “Ak Parti Kemer’de neden kazanamıyor” başlığıyla, senin ofisinde zannediyorum mart ayında yapmıştık ve sen buna benzer şeyleri bana ‘laf aramızda’ parantezi içinde anlatmıştın. Hatta ben “Ak Parti Gül’e hakkını teslim etmeli. Onu partiye almalı” derken sen “Ak Parti’nin verilmiş sadakası varmış, bunu partiye almamış” demiştin. Ben de sana “neden hala peşindesin ve destekliyorsun, desteğin ötesinde birçok arkadaşın ile aranı açıyorsun” demiştim.

Ülge; Evet ben de sana “bir defa peşi sıra gittik, belki düzelir diye bekliyorum” demiştim. Düzelmeye niyeti yok abi. Kemer gibi bir derdi de yok zaten. Adam imkân bulsa kefenine cep diktirecek. Peki, sen sekiz küsur senedir uzaktan izliyorsun şimdi Ak Parti İlçe Başkanı olsan geçmişte olduğu gibi onu yine partiye davet eder misin?

İlçe Başkanı’nın davetine Şeker ve Gül ne demiş…

Soydabaş; Yine söylüyorum. 2002 Genel seçimlerinin ardından zamanın İl Başkanı Hamza Taş Kemer Ak Parti İlçe Başkanı olarak beni hâlihazır ve geçmiş dönem belediye başkanları ile görüşerek partiye davet etmek için görevlendirdi. Kemer Belediye Başkanı Hasan Şeker Bey’e yaptığımız “Ak Parti’ye katılır mısınız?” teklifim kendisinin yüzümüze karşı, (kibar anlatımla) “Ak Parti’nin bir geleceği yok ve partimden ayrılmayı düşünmüyorum” sözleri ile son buldu.

Daha sonra bu teklifimi Mustafa Gül’e yaptım, aldığım cevap “Onur duyarım” şeklinde oldu. Bu arada Tekirova Belediye Başkanı Yusuf Üras’a da aynı teklifi ilettim ve kabul etmesi ile İl Başkanlığı bazında katılım çalışmaları başlatıldı.

Ben bunun için “Ak Parti Mustafa Gül’e hakkını teslim etmeli, yani onu partiye almalı” diyordum.

Ülge; Bu Kemer için mi, Gül için mi olmalıydı. Ya da sen geçmişte istediğin için mi?

Kentler iktidarda olan partinin belediye başkanı tarafından yönetilmeli…

Soydabaş; Tabii ki Kemer için olmalıydı. Yıllardan beri düşünce ve yazılarımın özü şudur. Ya iktidarda olan partinin adayını belediye başkanı yapacaksın veya hizmet beklemeyeceksin. Ya da başka partiden seçilmiş başkan iktidar partisine geçerse sesini çıkarmayacaksın.

İktidarın desteklemediği başkan “Eli kolu bağlı” durumdadır. Hizmetleri sığdır.

Bakınız geçmiş dönem Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Akaydın Bey. Aptal mı, tembel mi, beceriksiz mi? Tabii ki hayır. Sadece iktidar desteğinden yoksundu ve döneminde pek de akılda kalacak bir hizmeti olmadı.

Oysa şimdi öyle mi? Ak Parti yani iktidar partisi Menderes Türel Antalya için ne dilerse yapıyor, çünkü iktidar bunu oya tahvil ediyor.

Ülge; Daha önceki sorumun devamına cevap bekliyorum. Soru şöyleydi. Peki, sen sekiz küsur senedir uzaktan izliyorsun şimdi Ak Parti İlçe Başkanı olsan geçmişte olduğu gibi Mustafa Gül’ü yine partiye davet eder misin?

Soydabaş; Etmem çünkü seçimlere az kaldı. Zaten etsem de Ak Parti artık onu kabul etmez zannediyorum. Seninle 2016 yılında yaptığımız röportaj Ak Parti İl Başkanı Rıza Sümer Bey’e ulaştırılmış. Beni davet etti ve başka ilgililerin de olduğu bir mekânda bana “neden Mustafa Gül olmalı” dedi. Ben nedenini anlattım. Hepsi beni ilgiyle dinlediler. Ara sıra soru sordular. Bir yerde kısaca o günleri anlattırdılar.

Daha sonra ise “neden Mustafa Gül olmamalı” konusunu upuzun anlattılar. Şimdi çok zaman alır, bu bir köşe yazısı konusu olabilir.

Yeni İlçe Başkanı büyük bir handikapla başladı…

Ülge; Yani neyin ne olduğunu herkes biliyor. Bu konuyu bilmeyenler için bir köşe yazısı halinde istiyorum. Peki, İsmail Minta Ak Parti İlçe Başkanı olarak atandı. Partiyi toparlar mı sana göre?

Soydabaş; Öncelikle Sayın Minta’ya kolaylıklar diliyorum. Yapısı nedeniyle koltuğu doldurduğunu söyleyebilirim. İşinin çok zor olduğunu biliyordur diye düşünüyorum. Geçmişi ihanetlerle anılan ve ihanet edenlerin baş tacı yapıldığı bir ilçenin başkanı o. Diğer yandan büyük bir handikap ile başladı göreve.

Ülge; Nasıl bir handikap?

Soydabaş; Kurban Bayramı Bayramlaşması kapsamındaki toplantıda Sayın Bakan Çavuşoğlu’nun tüm kalabalığa hitaben yaptığı selamlama da kalabalık içinde sadece Hasan Şeker varmış gibi “Hasan Şeker Abi’de buradaymış, kendisine hoş geldiniz diyoruz” gibi bir cümle kurması kimsenin gözünden kaçmadı. ‘Buyurun mübarek olsun, ama bize müsaade’ diyen birçok kişi çıkacaktır.

Böyle ilçelerde durum çok hassastır. Bilhassa uç noktada olanlar buna göre hareket etmeliler. İlçe Başkanı’nı zora sokan hareketlerdir bunlar. Danışılarak yapıldığını zannetmiyorum.

Ülge; Yani İsmail Minta Ak Parti İlçe Başkanı olarak partiyi toparlayamaz mı?

Soydabaş; Ondan daha çok Sayın Türel’in sorunu bu. Toparlayamazsa Büyükşehir Belediye Başkanlığı da gider. Birçok ilçede gerek Fetö olayları, gerekse başka eksikler ve yanlışlar nedeniyle belediye başkanları topun ağzında. Seçmenleri bile başka arayış içindeler. Mesela Serik’te başkanın tekrar seçilmesi için mucize lazım. Bir iki ilçede yanlış tercih yüzünden Büyükşehir gidebilir. Onun için nihai kararı Sayın Türel vermelidir.

Teoman Kara kimlerden aday olamayacağını tespit etmiş durumda…

Ülge; Aklından geçen biri var mı peki?

Soydabaş; Ben kimim ki böyle bir isim zikredebileyim. Aslında Teoman Kara tüm Ak Parti Teşkilatı’nın işini kolaylaştıracak bir tespit yapmış zaten. Başarmak için bunu iyi okumaları lazım.

Ülge; Nedir bu tespit?

Soydabaş; Sen de okumadın değil mi? Aslında en büyük hatamız okumamak. Gazeteci sadece kendi yazdığını okursa, siyasetçi sadece kendi ile ilgili haberlere göz gezdirirse böyle olur.

Ülge; Bildiğim kadarıyla sen Teoman Kara’yı sevmezsin. Şimdi nereden çıktı bu Teoman Kara sevgisi.

Soydabaş; Neden sevmediğimi biliyor musun peki veya onu partiye kimin tavsiye ettiğini?

Ülge; Bildiğim kadarıyla Zafer Yaman ve ekibi ile bir olup senin ilçe başkanlığın sırasında Mustafa Gül’ü partiye davet etmene karşı çıktıkları için. Ama niye üzülüyorsun ki. Şu anda Mustafa Gül belediye başkanıysa bu kişilerin yüzünden. Ak Parti’nin Kemer Belediye Başkan Adayı Yusuf Üras’a oy vermemek için hep beraber Mustafa Gül’e destek verdiler. Ama kimin tavsiye ettiğini bilmiyorum.

Soydabaş; O tavsiye hikâyesini bir sonraki yazımda yazacağım. Vallahi o yerel seçiml sürecinde Ak Parti’nin de, Yusuf Üras’ın da haline acıdım. Koynunda besledikleri yılanlar tarafından sokuldular. Onlar adaylarına sahip çıksalardı şu anda Kemer Ak Partili Belediye Başkanı tarafından yönetiliyor olacaktı. Yusuf Üras seçim sonuçlarından sonra olsa gerek  ‘Kemer’de Haşhaşiler var’ şeklinde bir cümle kurdu, gazetelerin birinde okudum.

Yusuf Üras’a samimi olarak şunu söylemek isterdim. “Haşhaşiler ne demek daha irileri var Sayın Üras. Teoman Kara ile Çağlayan Gürlek’i ben ilçe başkanı iken kim önerdi, kim koynumuza soktu sanıyorsun. Şahsi kinimden dolayı senin durumuna sevinmekle birlikte ihanete uğramana da üzüldüm tabii”

Çok ciddi bir açıklama olacak ama  “İlçe Başkanı ben olsaydım Kemer şu anda iktidar partisi tarafından yönetiliyor olurdu”

Teoman Kara; Ak Parti’ye hepimiz ihanet ettik. Mustafa Gül’e oy verdik…

Ülge; Teoman Kara’nın yaptığı tespit nedir. Onu anlayamadım?

Soydabaş;  Şimdi gelelim o konuya; Mustafa Gül 29 Ağustos Salı Saat 20.00 de Koza Tv’de Murat Gündüz ile konuşuyor ve satır aralarında Ak Parti’liler için şöyle diyor.

“Bakıyorum İhanet edenlerin hepsi orada toplanmışlar. Orada ilçe başkanlığı seçimi için bir toplantı yapıyorlarmış. Kemer’den sorumlu olan Afyon milletvekilinin de katıldığı toplantıymış. Burada Teoman Kara güzel bir şey söylemiş. ‘Sayın vekilim şu salonun içinde bu partiye ihanet etmeyen kimse yok. Ben de dâhil, çünkü hepimiz Mustafa Gül’e oy verdik” demiş.

Yani ‘bu salonun içinde aradığınız kişi yok. Hepimiz kendi partimize ihanet ettik’ demek istiyor. Kendi partisine ihanet eden insanlar oraya ne getirir, tartışmak lazım. Benim için güzel bir tablo ama onlar için ne olur bilemiyorum?”

Ülge; Çok önemli bir itiraf bu? Ama bu itirafa konu kişiler hala baş tacı…

Soydabaş; Ben de bunu içime sindiremiyorum işte. Bakın her ne kadar Teoman Kara bu itirafı Mustafa Gül’e yaranmak için veya onun bilgisi dâhilinde yapmış olsa da itiraf net. Sen sana ihanet eden mesela önemli bir haberi başka bir gazeteye veren ve seni satan birisini çatında barındırır mısın?

Ülge; Vallahi bu satırları atlamışım abi.

Soydabaş; Aklımın kaldığı yer Kemer ama yaşadığım yer Antalya sevgili kardeşim. Her gün yerel gazetelerden kısa adları ile Körfez, İleri, Manşet, Ekspres ve Gerçek gazetelerini satın alarak, birçok gazetenin haberlerini ve yazarlarını da internet üzerinden okuyorum Sevgili Tosun. Unutma “Zafer düşmanın hataları üzerine kurulur” ve “Kuyudaki kurbağa için dünya kuyunun ağzı kadardır”

İhanetten geriye kalanlar…

Ülge; Kemer Ak Parti’de geriye kim kalıyor peki?

Soydabaş; Herkesi tanıdığım iddiasında değilim ama son yerel seçimde ihanet etmeyen herkes en kalbi adayımdır. Bunların başında da Sayın Yusuf Üras ve Meclis Üyeleri geliyor.

Mesela Halit Çilengir var. Eski Kuzdere Muhtarı. Büyükşehir Belediye Meclis üyesi. Tahsilli ve bilgili. Kaç yıldır siyasetin içinde, İlçe Başkanlığı yapmış…

Mesela Emine Canik Hanımefendi var. Belediye meclis Üyesi. “Kemer’e Kadın Eli dokunsun” diyenler için bir alternatif…

Mesela Yusuf Üras var. Kendisi böylesine bir ihanete rağmen muhteşem bir oy aldı. Hem de Kemer’in tümünden…

Mesela Durmuş Can var. Yeni Ak partili. Genç ve enerjik. Kemer’in sevgilisi. Yeri yerinden oynatır. Kim ona hayır diyebilir ki?

Tabii bu kişiler çoğaltılabilir, bunlar benim bir çırpıda aklıma gelenler.

Yusuf Üras’ın sadakati…

Bu arada Sayın Üras’ın içinde olduğu benim için önemli bir olayı sırası geldiği için anlatayım.

Yerel seçim çalışmaları son sürat devam ediyor. Kuzdere de bir evde misafirim. Akşam yemeğini yedik televizyon izliyoruz. Kapının önünden bir takım sesler geldi. Zil çaldı. Kapıyı evden biri açtı ve içeri seslendi. “Ak Parti Kemer Belediye Başkan Adayı Yusuf Üras Bey ve Eşi geldiler. Sohbet etmek ve projelerini anlatmak için izin istiyorlar”

Herkes bana baktı. “Ben yan odaya geçeyim, buyur edin gelsinler” dedim ve kayboldum. İçeri girdiler. Üras kendinden beklemediğim kadar kibarca önce kendini sonra eşini tanıttı. Herkes ile tokalaştı. Getirdiği çok büyük iki baklava paketini ev sahibine takdim ederken “efendim bu ilk paketi sizlere ikincisini de komşularınıza ikram için takdim ediyorum. Uygun görürseniz ve sakıncası yoksa komşularınızdan da çağıracaklarınızı selamlamak isterdim” dedi.

Ev halkı yakın komşuları çağırdı ve ev çok kalabalık oldu. İkişerli dilim olarak sarılmış kuru baklava kutusunun ikisi de bitti. Üras tüm proje ve çalışmalarını anlattı, soruları cevapladı. Yan odadan can kulağı ile dinliyorum. Çok seviyeli bir sohbet devam ederken çaylar yapıldı, sohbet ataya, babaya uzandı. Komşulardan yaşlıca bir bey “Bizim oğlan, ben atadan halk partiliyim. Sana oy veririm ama büyükşehir için benden oy isteme” dedi.

İşte o anda Üras’ı dinlemeliydiniz. “Büyükşehiri kaybettikten sonra Kemer’de hizmet yapmanın zorluğundan başladı. Menderes Türel’in nasıl bir ekip ruhu ile çalışacağına, Kemer ve Büyükşehirin ortaklaşa yapacağı yollara, köprü ve geçitlere ait birçok şey anlattı” Ve sonunu şuna benzer bir cümle ile bağladı. “İktidar destekli büyükşehir ve büyükşehir destekli Kemer ayrı düşünülemez. Sadece bana oy verirseniz Kemer’e zarar vermiş olursunuz” Yaşlı Bey yerinden kalktı ve Yusuf’u öptü “Ulan ben bunu bizim Kemerlilere deyiverseydim. Çoktan babasını bile satmışlardı” dedi.

Bunu şunun için anlattım. Herkes ona ihanet ederken o Menderes Türel’e ihanet etmemiş ve onu günün mana ve önemi içerisinde onore etmiş, herkesin aklına bir çentik atmıştı.

Metal yorgunluğu değil “İnsan Çürümesi, kokuşması…”

Ülge; Konuyu hep ihanetlere getiriyorsun. Nasıl bir kuyruk acısı bu?

Soydabaş; Ne ilgisi var kardeşim. Ben ihanete uğradım, ayrıldım, bitti gitti. Ama partinin içine işlemiş bu hastalık. Metal yorgunluğu değil “İnsan Çürümesi, kokuşması” bu. Ve sadece Kemer ile ilgili değil biliyor musun?

Ülge; Başka yerlerde de var mı yani?

Soydabaş; Var tabii. Bak en yakınlarımın, eşimin bile bilmediği bir yönümü anlatayım. Malum çok büyük bir ticari kaza geçirdim ve Kemer’de sudan fazla satılan alkolü sattığım halde battım. Bu arada geçmişte Kemer’de de site, dergi ve gazetelere yazdığım yazılar benim ayakta kalmak ve bu hale düşmeme sebep olanlara eksik ve hataları üzerinden bir çeşit hesap sorma aracım oldu.

Bu yazma işini Antalya’da da sürdürdüm. MedyaAntalya isimli bir sitede başka bir isimle yazdığım yazılar büyük çapta yorum alıyordu. Ardından bir gün Bizim Antalya Gazetesi’ne başvurdum ve kendimi tanıttım. Başka bir isimle köşe yazısı yazma konusunda ricam kabul edildi. İlk yazımdan son yazıma hiçbir ücret istemeden yazdım.

Yazdığım yazılar onlarca yorum aldı. Çünkü yazılarımın içinde yalan dolan yoktu, sadece geçmişi ve günü harmanlıyor, yalın bir dille okuyucuya sunuyordum. Sonra “Varan1, Varan2, Varan3, …” gibi numara taşıyan yazı serileri başladı ve Sayın Menderes Türel’i yıpratmaya çalışıldı.

Ben de köşe yazılarımla o haberlere destek veriyordum. Bir gün gazetenin patronu Olgun Matur, “birisini bekliyorum istersen görüşmeye katılabilirsin” dedi. “Kim o” dedim.  “gelecek kişi falancanın filancası” dedi. Şaşırdım. “Ama onun ne işi olabilir burada” dedim. “Bu yarış siyasi bir yarış ve herkes en önde olmak için çırpınıyor” dedi ve ekledi “yoksa bu kadar sağlam nasıl yazabiliriz”

Ülge; Yani?

Soydabaş; Yani Sayın Türel’in yeniden aday olmasını engellemek için bize bilgi desteği veriliyordu. Biz Türel’i güç duruma düşürmek için çaba sarf ederken, aynı zamanda iktidar partili başkalarının yıldızını parlatmaya çalışıyorduk.

Kısacası ‘taş hep en yakınlardan’ geliyor. O günlerde “Sayın Türel’e haksızlık ettim” ve bundan hala üzüntü duyar ve utanırım. İktidar partisinin seçilmişi olmasının verdiği avantajı kullanarak yaptığı her hizmet yüzüme atılan bir yumruk gibi gelir bana…

Ülge; Peki kimdi bu kendi partilisini sabote etmek için gazeteye destek veren kişi.

Soydabaş; Onu da Bizim Antalya Gaetesi’nin patronu Sayın Olgun Matur’a sormak gerekir diye düşünüyorum. En iyisini o bilir.

Ülge; Peki her röportajın bir son sözü olur. Senin son sözün nedir?

Soydabaş; Sayın Türel’in beni affetmesini diliyorum ve sözlerime kulak vermesini.

Sayın Türel; Gönlümden geçen parti içi rakiplerinizin tuzağına düşmemeniz ve İlçe adaylarınızı sizleri de kazandıracak şekilde belirlemeniz. Yoksa bir yanlış ve kendine çalışan aday sizi başkanlıktan edebilir ve parti içi rakiplerinizin ekmeğine yağ sürer.

Artık başka sağ partiler de siyasi arenada olacak ve Ak Parti’yi zorlayacak. Ben de belli bir temizlik yapılmaz ve Fetö artıkları parti içinde aranmazsa bu yaşımdan sonra kendime yeni bir şans vermek adına başka partilerde umut arayacağım. Çünkü metal yorgunluğunun ötesinde insan çürümesi var, içinizi temizleyemezseniz ve seçmenin karşısına bu halinizle çıkarsanız parti olarak kazanmanız çok zor ve içinizdeki düşmanlar dışarıdaki rakiplerinizden çok yaman. Yeni umutlar peşinde koşmamamız için partinin kurulduğu günkü ayarlarına geri dönün lütfen. Yeni maceralara sürüklemeyin bizleri…

Bu vesileyle tüm Kemer ve Antalya Yaşayanlarına sevgi ve saygılarımı sunarım…

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari