TÜRK DOSTU ANGELA MERKEL VE BASINIMIZ

Ekim 8, 2009 tarihinde tarafından  
KAOSUN EŞİĞİNDE - SÜLEYMAN TURAN kategorisinde yayımlanmıştır.

TÜRK DOSTU ANGELA MERKEL VE BASINIMIZ

Bu yazım daha önce, Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Dergisi’ nde yayınlanmıştı. Angela Merkel Almanya’daki seçimlerden bir kez daha galip çıkınca, yeniden okurlarla paylaşmak istedim.        

Almanya’daki seçim sürecinde, Başbakan adaylarından muhafazakar Merkel Hanımefendi’nin  “Türkiye’ye karşı dürüst olalım, bu işin olamayacağını şimdiden söyleyelim”  biçimindeki demeci Türk gazetelere ve televizyonların haber bültenlerine yansıdı.

Doğrusu, imtiyazlı ortaklık önerisi bir kenara bırakılırsa çok da olumsuz olarak değerlendirilmemesi gereken bir yaklaşım…

Doğu Almanya doğumlu, Protestan bir rahibin kızı olduğu söylenen ve kriterciler tarafından ağır eleştiri yağmuruna tutulan sayın Merkel’in bu demecinin farklı algılanması gerektiği kanısındayım. Özünde son derece dürüst ve erdemli bir hareket tarzı…

Zannediyorum ki, Angela Merkel de bu işin, Türkiye’nin AB’ye girebileceğinin, bir kandırmacadan ibaret olduğunun ayırdında ve dürüst bir Hıristiyan olarak yetişmesinin bir sonucu olarak böyle bir açıklama yapıverdi.

Türkiye’nin iç yapısında devletle ve Atatürkçü düşünce sistemi ile asla barışık olmayan bazı çevrelerin, bu meşhur AB olayını desteklemelerinin nedeni, ülkemizin birliğe üyeliğinin gerçekleşmesi olmadığı gün gibi ortada.

Türk dostu Merkel de bunun farkında olmasından olacak, bize iyilik yapmaya çabalıyor herhalde. Bu çevrelerin  destekledikleri şey sadece on beş yirmi yıllık ‘süreç’. Hem de ucu açık olanından….

Ucu açık sürecin sonunda üyeliğimiz gerçekleşmeyecek ama Türkiye Cumhuriyeti bu çevrelerin istediği noktaya taşınmış olacak. Olaya bu açıdan baktığımızda Angela Merkel mi dostane tavırlar içindedir yoksa müzakere sürecinin önünü açmak için ustaca (!) manevralar yaptığı söylenen Jack Straw gibiler mi?

Basınımızın önemli bir kısmı 3 Ekim akşamı ve hemen sonrası, müzakereye başlamamıza muhalefet eden Avusturya Dışişleri Bakanı’nın tutumu ve onun Urfa işi takıları üzerinde durdu.

Kendisini eleştirmeleri bir tarafa, Urfa işi takı takmasına vurgu yapmalarına bir anlam veremedim. Urfa işi takı takıp bize muhalif olması bir çelişki olarak mı algılandı acaba? Aşırı milliyetçiliği yüzünden okunan bu hanımın muhalif tavırlarını bir kenara koyup şunu soralım:

Bir insanın Urfa işi takılar takması onun Türkiye karşıtı düşünceler içinde olmasına engel midir?   

Öte yanda bazı köşe yazarları bu insanları öyle ilginç üslupla eleştirdiler ki şaşırmamak elde değildi. Sanki bu iki hanımefendi ve diğer Avrupalılar bu işi desteklemek zorundalarmış gibi. Bütün kriterleri yerine getirsek ve istedikleri tüm düzenlemeleri yapsak bile üyeliğimizin garanti olmadığını belirten Avrupalı dostlarımıza daha yolun başında fazlaca yüklenmiyor muyuz?

Sürekli olarak onlar bizden bir şeyler istiyor ve biz taahhüt ediyoruz. Hep biz veriyoruz, onlar ise bize yalnızca hayal veriyor… Bu insanları eleştirirken dayanak noktamız nedir?

Basınımız çok sıradan kişilerin Türkiye’ye destek veren açıklamalarına geniş yer verirken, Merkel gibi çok önemli bir politikacının sürece yönelik olumsuz yaklaşımını ‘cürmü kadar yer yakar’ gibi basit ifadelerle geçiştiriyor.

Merkel’in, Afganistan’ın Tora Bora bölgesinde yaşayan sınırlı etkili, sıradan bir vatandaş olmadığını, AB’nin en önemli aktörü ve ekonomik gücü Almanya’nın başına geçen, çok etkin bir politikacı olduğunu anımsatmak isterim kendilerine.

Avrupa’nın önemli bir kesiminin üyeliğimizi istememesinin nedeni, dini ve kültürel farklılıklarımız veya ekonomik ve siyasi kriterleri yerine getirmeye uzak oluşumuz değildir. Esas neden, 1919’da Atatürk tarafından başlatılan ve başarıya ulaştırılan anti-emperyalist çizgideki Kurtuluş Savaşı’nı, yenilgilerini ve bunun dünya çapındaki sonuçlarını içlerine sindirememeleridir.

Çünkü ulusumuzun sağladığı başarı çok üst düzeyde ve onların “hazmetme kapasiteleri”nin  çok üzerindedir. Nihayetinde Avrupalılar, haksız dahi olsalar bir savaşı kaybetmeyi içlerine sindiremezler.

  • Netinial Internet

Yorumlar

“TÜRK DOSTU ANGELA MERKEL VE BASINIMIZ” adlı makaleye bir yorum yapilmis
  1. cem cihan dedi ki:

    sevgili süleyman bey , turkiyenin komşularıyla normalleşme yönünde attığı adımlar kendi iç sorunlarındaki açılımları düşünürsek demokratikleşme yolunda az da olsa bir olumlu bir hareketlilik görüyorum. radikal dinin ve milliyetçiliğin kontrol altına alındığı gerçek anlamda hukuk düzenin işlediği bir turkiye avrupanında çıkarınadır. kafkaslar ,ortadoğu ve enerji sorunları ortadadır son dönem yapılan özlellikle nabuccoyla yapılan yatırımlar avrupanın turkiye ile daha çok uzun yıllar işi olacağını gösteriyor.sonuç olarak ab bizi alabilir ama önce bizim ab girmek için ne yaptığımızı merak ediyorum .merkel dürüstçe turkiyenin bu halla her ne kadar ab çok çıkarıda olsa birliğe alınamayacağını açıkça dile getiriyorlar. bence biraz sorumlulu davranıp bu yolda gelişme sağlayalım sonra bizi kandırıyorlarsa hesap sorarız…
    aydından slmlar saygılar….

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari