TÜRKÇE Yİ TÜKETMEK

Haziran 10, 2009 tarihinde tarafından  
EĞİTİMCİ GÖZÜYLE-İLHAN DENİZ kategorisinde yayımlanmıştır.

TÜRKÇE Yİ TÜKETMEK

 

1976 yılında Eskişehir Eğitim Enstitüsüne girdiğim yıl ilk dersimiz eğitim psikolojisiydi.Hocamız bize ilk dersimizde öğretmenlikte ders anlatırken ve konuşurken kelimeden tasarruf edilemeyeceğini söyledi ve kara tahtaya “…………..verdim” yazdı. Benim ne anlatmak istediğimi söyleyin dedi. Tüm sınıf farklı şeyler söyledi. Hatta bazı arkadaşlarımızda kaba tabirli sözler söyledi. Hocamız “Ben Ali’ye dersi iyi anlattığı için 10 verdim demek istedim” dedi. Hepimiz birden biz nerden bilelim dedik.

 Hocamız hemen benimde anlatmak istediğim buydu. Anlatmak istediğinizi az kelimeli cümleyle anlatmak isterseniz ya anlaşılmazsınız ya da yanlış anlaşılırsınız dedi. Bu artık günümüzde argo konuşma oluyor. Belki de günümüzde kendimizi ifade edecek cümle kurmaktan kaçındığımız ve kısa cümlelerle konuşmayı tercih ettiğimiz için birbirimizle anlaşamayan, kavgacı bir toplum olduk. Bu anlaşamamazlık öyle bir hale getirdi ki bizi konuşmayan, hareketlerimizden farklı anlamlar çıkaran, bu anlamalar sonucu cinayetler işleyen, toplu kıyımlar yapılan bir toplum haline geldik. Tüm bu olanları eğitim azlığımıza yükleyip işin içinden sıyrılmakta mümkün ama eğitimli insanlara da baktığımızda onlarında konuşurken birbirini ikna edemeyip, tartışırken birbirini anlamadığı, zaman zaman kavgaya varan örneklerini de görüyoruz. Hele konuşurken kendini daha çok bilgili göstermek adına sürekli yabancı kelimeler kullanan kişiler var ki bunlar dilimizi daha anlaşılmaz hale getirmektedir. Üstelik bu kişilerin kendilerini haklı gösterme adına kullandığı kelimelerin Türkçe karşılığı yok İngilizcesi, Fransızcası bu demezler mi? İşte o zaman insan kendi kendine sormadan yapamıyor. Bu ülkede yaşamış Yunus Emre, Mevlana, Karacaoğlan, Reşat Nuri …. ve adını burada sayamayacağımız kadar çok daha niceleri eserlerini hangi dilde yazdı acaba?

 Caddelerde esnaf tabelalarını okumak ve anlamak için birkaç yabancı dil bilmek gerekiyor. Televizyonlarda yapılan magazin programlarında, dizilerde, açık oturumlarda özen gösterilmeden konuşulan Türkçemiz okuma alışkanlığı kazandıramadığımız çocuklarımıza, genç nesillerimize hiç de iyi bir örnek oluşturmamaktadır.

Bu kadar hoyratça yok edilen bir dille bu ülkede yaşayan insanlar nasıl birbiriniz anlar, anlaşır, uzlaşıcı bir toplum olur? Bunun içindir ki eğitim de dilimiz üzerinde daha özenle durulmalı, çocuklarımızı sınavlarda şıkları işaretleyen yarışmacı bireyler olarak yetiştirmekten vazgeçmeliyiz. Onları Türkçeyi güzel konuşmakla gurur duyan kişiler olarak yetiştirmeliyiz. Yabancı dil öğrenmeyi önemseyelim. Ama yabancı dilin kelimelerini Türkçemize karıştırmayalım. Dilimizin güzelliğini anlaşırlığını, koruyalım. Nasıl ki ihtiyaçlarımızı alırken kaliteli yerli malını tercih ediyorsak, tüketimimizi yerli malından tarafa kullanıyorsak kendi aramızda da konuşurken, yazarken özenle Türkçemizi tercih etmeliyiz.

Dilimizi en iyi kullanan halk ozanlarımızdan Âşık Veysel “Güzelliğin on para etmez bu bende ki aşk olmasa” der. Sizde istediğiniz kadar bilgi birikimine sahip olun, eğer bildiklerinizi anlatacak dil becerisine sahip değilseniz karşınızdakine hiçbir şey anlatamazsınız.

Türkçenin güzelliklerini gösteremediğimiz takdirde, tüketilen ve yok edilen güzel Türkçemiz değil, geleceğimiz ve geleceğin teminatı evlatlarımız olacaktır. Dünya Türkçenin güzelliklerini keşfederken ve Türkçe dünya dili olmaya doğru hızla giderken, bizde ki bu Türkçeden uzak duruşumuzun nedeni ruhumuzdaki ve inancımızdaki tükenmişlik olabilir mi?  Yada şöyle soralım: Türkçeyi mi tükettik içimizdeki Türk olabilme düşüncesini mi?

Şimdi o muhteşem cümleyi söylemeden geçebilir miyiz. “Ne mutlu Türküm diyene” veya diyebilene..

Tüm insanımızın dertlerini, sevinçlerini, isteklerini güzel anlaşılır bir Türkçeyle anlatmaları dileğiyle…

İlhan DENİZ

Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi

Eğitim Komisyonu Sorumlusu

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari