TUZLU KAHVE

Aralık 31, 2009 tarihinde tarafından  
İNSANA DAİR-Hasan NECATİ kategorisinde yayımlanmıştır.

Ege kıyısındaki küçük şirin bir kasabada doğmuştu. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları bu kasabada geçmişti. Babası denizciydi. Onunda gününün büyük bir bölümü denizde geçiyordu. Yıllar geçmiş ayrılık zamanı gelmişti. Üniversite ardından staj ve iş hayatı derken Alp doğup büyüdüğü yerden hayli uzaktaydı. Onları çok özlüyordu.

İşten çıkmış bir akşam üstü evine dönüyordu, telaşlıydı. Telaşlı olan sadece o değildi. Onunla geçen akşam tanışmışlardı.  Birkaç akşam daha aynı yerde aynı telaş içinde karşılaştılar. Ama bunlar sanki özellikle ayarlanmış karşılaşmalar gibiydi.

Aradan birkaç hafta geçmişti. Duraklarda gözleri hep onu arar olmuştu. Hafta sonuydu. Yorgundu ve onu düşünüyordu.Son durakta indi dalgındı.Ağır adımlarla yürüyordu.Çekingen ve titrek bir ses:
“Merhaba” dedi.
Sesin geldiği yöne doğru baktığında heyecandan kalbi yerinden fırlayacak gibiydi.
_Merhaba diyerek karşılık verdi.
Beraber yürümeye başladılar.Tüm cesaretini toplayıp ona :
-Yarın için bir planı olup olmadığını sordu ve onu akşam yemeğe çıkmaya davet etti.
”Memnuniyetle” dedi kız..
Saati ve buluşacakları yeri kararlaştırdıktan sonra ayrıldılar. Çok mutluydu. Şimdiye kadar yaşamadığı duyguları yaşıyordu. O gece doğru dürüst uyuyamadı. Saat 6’ya geliyordu. Siyahı çok severdi. Siyah takımlarını giydi. 07:30 evden çıktı. Saat 08:00’de buluşacakları yere doğru yürümeye başladı. Heyecandan titriyordu.

Çok geçmeden oda geldi. Şehrin gürültüsünden uzak güzel hoş bir restoran vardı. Oraya gittiler. Kaçamak bakışlar ve oradan buradan sohbet arasında yemeklerini yemişlerdi. Alp garsondan kahve istedi. Kahveler geldi. Telaşla garsonu tekrar çağırdı ve “Tuz”,dedi. Evet kahve için tuz istemişti.

O anda orada bulunan herkes Alp’in bu isteğine şaşkın gözlerle baktılar. En çok şaşkınlık yaşayan kız ve garsondu. Tuz gelmişti. Kahvesine şaşkın bakışlar arasında bir kaşık tuz koydu. Sonra başladı anlatmaya:
-Deniz kenarında küçük bir evimiz vardı. Ben orada doğdum büyüdüm. Babam denizle iç içe yaşardı. Benim de günümün büyük bölümü denizde geçerdi. Deniz suyunun tadını çok küçük yaşlarda tatmıştım ve oradan ayrılana kadar bu tat ağzımdan hiç eksik olmadı. Annemi babamı evimi çok özlüyorum. İşte o tadı hatırlamak onlara olan özlemimi biraz olsun hafifletmek için onlardan ayrıldığım günden beri kahveme tuz koyuyorum, dedi.

Kız dinlediklerinden çok etkilenmiş duygulanmıştı. Aileden ,evden ve özlemden bahsedilmesi onu etkilemişti. İşte aradığım insan diye düşündü. Oda kendi hayatından bir şeyler anlattı. Kısa süre sonra evlenmeye karar verdiler. Ve evlendiler. Çok mutluydular. Hiçbir şekilde birbirlerini üzecek bir şey yapmamışlardı. Özellikle Alp buna daha bir dikkat ediyordu.

Dikkat ettiği bir diğer konuda her akşam içtiği kahvesiydi. Karısı ona her akşam kahvesini yapar içine de bir kaşık tuz koyardı. Kocasının böyle sevdiğini biliyordu. Kocası da büyük bir zevkle kahvesini yudumlar daha ilk günkü gibi sevgi dolu gözlerle karısını gözlerdi.

Aradan kırk yıl geçmişti. Hiçbir sorun yaşamadan geçmiş çok mutlu oldukları bir kırk yıl… İlk veda eden erkek olmuştu. Karısına öldükten sonra okuması için bir mektup bırakmıştı. Kadın kocasına olan son görevini de yaptıktan sonra bitkin ve üzgün bir şekilde eve gelmişti . Kocasının bıraktığı mektubu aldı. Öptü kokladı. İtinayla açtı,okumaya başladı.
Mektupta:
“Canım sevdiğim. Seni çok sevdim ve çok mutlu oldum. Ancak bu sevgim ve mutluluğumu bir yalan üzerine kurdum. Sana yalan söyledim. Doğruyu söylemeyi çok istedim. Ancak üzülürsün kırılırsın diye çok korktum. Artık ölüyorum ve söyleyebilirim. Biliyor musun tuzlu kahveyi ben hiç sevmedim. Tadı çok berbattı. Seninle ilk yemeğe çıktığımız günü hatırlıyor musun? Yemekten sonra kahve istemiştim. Telaş ve heyecandan şeker yerine tuz istemiş herkes bana bakınca da iyice heyecanlanmış tuzu şeker diye düzeltememiştim. Ama dünyaya bir daha gelsem seni tanımak için seninle bir ömür geçirmek için bir değil bin ömür daha tuzlu kahve içmeye razıyım. Hoşçakal bir tanem”
yazıyordu.
Kadın öylesine ağlıyordu ki akan gözyaşları kağıdı ıslatmış ve mektup bir daha okunamaz hale gelmiş. Aradan günler geçmiş. Kadın bir akşam komşularıyla otururken arkadaşlarından biri sordu:
“Sahi senin kocan kahveyi hep tuzlu içerdi.  Neden böyle yapardı, Tadı nasıldı?”
Kadın derinlere daldı, derin bir iç çekti. Tek bir şey söyleyebildi.

”ÇOK TATLIYDI”

  • Netinial Internet

Yorumlar

“TUZLU KAHVE” adlı makaleye 2 yorum yapilmis
  1. Zehra Vazgan dedi ki:

    Alıntı bile olsa yazılarınla bizleri zihinlerimizin unutmaya yüz tuttuğu yerlere sürüklüyorsun.
    Eline sağlık genç adam.

  2. aşka inanmak istemedim hiç dedi ki:

    sevgi böyle bir şey demekki ama böyle sevgiler nerede 21 yüzyılda ama kaleminize sağlık yüreğinize sağülık bütün saflıkları sevdasında barındıran adamın yüreğini anlayıp kaleme aldığınız için

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari