ÜÇÜ BİR YERDE

Nisan 16, 2010 tarihinde tarafından  
EĞİTİM VE KÜLTÜRÜN TARİHİ - M.ALİ SULUTAŞ kategorisinde yayımlanmıştır.

ÜÇÜ BİR YERDE

VIF Turizm otobüsüyle güvenli bir yolculuk sonunda, yeterli uyku da alarak sabah yediyi yedi geçe vardık İstanbul Esenler oto garındaki VIF yazıhanesine . VIF yazıhanesinin çalışanlarıyla yarenlik ederken ikram edilen peynirli, zeytinli, domatesli ve fırından getirilen pişkin taş fırın ekmeğiyle bir güzel kahvaltı ettik. Sonra bavulumu Mersin VIF emanetine bırakarak çıktım.

1. İlk iş Yılmaz Basım Yayın ve Dağıtım firmasına uğramak oldu. İyi ki Belediye 39-O otobüs sürücüsüne sormuşum, adresi göstererek nerede ineceğimi. Yoksa Eyüp’te inip taksi almam gerekecekti, yokuş yukarı. İndirildiğim yere yakın adresteki yere, bir esnafın yardımıyla ulaştım. Tam adres önünde bir başkasına soırarken, giriş katının balkonundan bir genç seslendi:

“Mehmet Ali Bey!..” Anladım ki doğru yerdeydim. Bana doğru koşup, elimi sıkarak kucaklayan kişi, birkaç kez telefonla görüştüğüm fakat ilk kez karşılaştığım Satış Yöneticisi İlker Güler idi. Yanında da çalışma arkadaşı Mehmet vardı. Beni içeri aldılar, üstün bir saygı gösterisiyle. Bir fabrika gibi çalışan işyerinde bay ve bayan herkes adımı anarak hitap edip selamladı, beni. Kısa sohbetten sonra, konuya girip seçenekleri sıralayacaktım ki, İlker, “Abi, size 500 lira iade edeceğiz; banka numaranız gerekli…” deyince, İş Bankası Müşteri Hizmetleri hattından muradımıza erdik. İşlem tamamlandı; bir de yazılı belge aldım. Çayımızı içtikten ve biraz söyleştikten sonra Memet Fuat Edebiyat Ödülü Töreni’ne katılmak üzere kalktım, İlker ve Serhat beni eski Silahtarağa Elektrik Santralı’nın bulunduğu alan ve mekânda yer alan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Santral Yerleşkesi’ne götürüverdiler. O arada İlker, Çorlu’nun Yeniçiftlik beldesindeki yazlığında buluşma dileğinde bulununca, ağabeyimin ve yeğenin de yazlıklarının orada olduğunu belirterek bu buluşmayı gerçekleştirme dileğimle kucaklaştık.

2. Osmanlı Devleti’nin son döneminde, 1914’te başlayıp Cumhuriyet döneminin 1983 yılında sona eren, kent ölçekli ilk Silahtarağa Elektrik Santralı’nın ‘Enerji Müzesi’ni gezip öyküsünü öğrenmek için zaman ayırdım. Üniversite öğrenciliğimiz yıllarında gecemizi aydınlatan, tramvay ve troleybüslerimize akım veren bu kömür yakarak buhardan elektrik üreten tek santralımızın nasıl üretim yaptığını okudum yazılanlardan, gördüm sergilenenlerden. Şanslıydım, aynı saatlerde, eski TEK ve Santral çalışanları yemekli bir toplantı yapmak için bir araya gelmişlerdi. Onlardan bazılarıyla söyleşip özlemlerini paylaştım. Şimdilerde Müze ziyaretçilerinin ve Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin gezindiği yemyeşil alanda gezinip güneşin ısısını duyumsadım saatlerce. Sesinden tanıyamadığım kuşlar eşlik ettiler bana gezintim sırasında. Cıvıl cıvıl koşuşup oynaşan ziyaretçilerin çocukları da… Alibeyköy deresi öylesine durgun ve kokuluydu işte.  “Zevkli bir iş yapıyorsun!” dedim kanal kenarına çiçek diken bahçıvana. “Can suyu vermeyi unutma!” diye de uyarmayı unutmadım. (Ayrıntılı bir yazı hazırlamalıyım bu konuda)

3. “Memet Fuat Eleştiri/İnceleme, Deneme, Genç Şiir, Yayıncılık Ödülleri” törenine katılmayı bir görev saydım. Üçüncü Arka başlıklı kitabımla ‘Deneme’ dalında katılıp ödül alamadıysam da yazar, şair ve sanatsever insanlarla birlikte olmanın kıvancını yaşayıp okurla paylaşabileceğim bilgiler edindim. Sözgelimi, Semih Gümüş yönetiminde gençler için bir çalıştay düzenlenmiş.

Arp dinletisi ve Memet Fuat filmleri gösteriminden sonra Genç Şiir Ödülü, ‘Perdesiz’ dosyasıyla Didem Gülçin Erdem’e verildi. Eleştiri/İnceleme ödülü, Yeşim Dinçer’in “Ecincilerin Gölgesinde” ve Erkan Irmak’ın “Kayıp Destan’ın İzinde” adlı yüksek lisans tezi arasında bölüştürüldü. Deneme ödülünü, “Tepedeki Yabancı” adlı kitabıyla Şavkar Altınel kazandı. Yayıncılık Ödülü’ ne Sel Yayıncılık’a verildi. Sekiz dosya da “Övgüye Değer” bulundu. Tören sonunda verilen yitecek-içecek ikram buluşmasında o kadar ünlüler arasında sadece Doğan Hızlan vardı tanıştığımız. “Mersin’den geldim tersine, işte sizlerle birlikteym” deyiverdim. “Tepedeki Yabancı” adlı kitabı satın alıp, armağan edilen Memet Fuat CD’sini edinerek ayrıldım.

“Çalışmak bir disiplindir. İyiysen kendini göster!..” (Memet Fuat) (Geniş bir yazı yazmalıyım)

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari