YAŞASIN OKULUMUZ GELİYOR

Haziran 21, 2009 tarihinde tarafından  
EĞİTİMCİ GÖZÜYLE-İLHAN DENİZ kategorisinde yayımlanmıştır.

YAŞASIN OKULUMUZ GELİYOR

Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi Eğitim Komisyonları Sorumlusu İlhan Deniz yazdı…

 

Milli Eğitim Bakanlığı 2009-2010 öğretim yılından geçerli olmak üzere, Türkiye’de temel eğitimin 9 yıla çıkarılacağını ve bunun içinde otuzun (30) üzerinde ilinde pilot bölge seçildiğini duyurdu. Bu eğitim açısından sevindirici bir haberdi. Okul öncesi eğitimin tüm ülkede yaygınlaştırılması ve okullaşma oranını % 100 yapmak amaçlarıydı.

 

 Ancak 17.06.2009 tarihli gazetelerde Milli Eğitim Bakanı Sayın Nimet ÇUBUKÇU nun açıklaması fıkra niteliğindeydi. Okul öncesi eğitimin çocuklar açısından önemini vurguladıktan ve alınacak önlemleri sıraladıktan sonra yayınladığı yönergede gezici sınıflar düzenlenecek deniyordu. Kırsal kesimdeki nüfusu az ve dağınık olan yerlerde otobüs içinde gezici sınıflar oluşturulacak. Burada Atatürk köşesi, öğretmenin seyahat koltuğu, bilgisayar, bilgisayar dolabı..,vb. eğitim materyalleri wc, ayakkabı ve elbise dolabı bulunacakmış. Kısacası bu gezici sınıf değil gezici okul oluyor. Şimdi ne var bunda diyebilirsiniz. Ya da çocuklar okula gelmiyorsa, okul çocuklara gitsin diye düşünebilirsiniz. Ancak eğitim ve öğretim bu kadar basit düşünülemez. Bu çocuklara nasıl bir okul sevgisi vereceksiniz? Bir kenara park etmiş otobüste mi? Evinden okula gitmek için yola çıkan çocuk, soğuk ya da sıcak bir havada otobüs mü bekleyecek? Teneffüse nerede, nasıl çıkacak? Nerede koşup oynayacak? Türk bayrağı çekilmiş okul tanısını nasıl tanıyacak? Her sabah sıra olup nerede ant içecek ya da her hafta başı ve hafta sonu İstiklal Marş’ını söyleme disiplinini nasıl alacak?

Anne sabah çocuğunun elinden tutup : “hadi yavrum şimdi okul gelecek geç kalıyoruz” diyecek. Ya da toplanmış çocuklar sevinçle uzaktan “yaşasın okulumuz geliyor” “biraz gecikti ama geliyor işte” diye bağıracaklar.

 

Bir müddet sonra bu gencecik beyinler her gördüğü otobüsü okul sanacaklar. Bu ülkede gezici kütüphanelerle okuma sevgisini aşılayabildik mi? Okunan kitap ve gazete sayısını arttırabildik mi ki, okullaşma oranını arttıralım. Dünyada gezici sınıf ve okulların örneği var mı? Varsa bunun eğitim ve öğretimdeki sonuçları nasıldır? Herhalde taşımalı eğitimde ne kadar başarılı olmuşsak bunda da o kadar başarılı oluruz.

 

Sanırım bu düşünceyi ortaya atanlar bir müddet sonra otobüs yapan şirketlere gezici okul siparişi verecekler. Ya da yaz tatilinde gezici sınıf otobüsleri şehir içi ulaşımda, turizm taşımacılığında kullanarak Milli Eğitim Bakanlığına ekonomik olarak da katkı sağlamayı düşünürler. Bunu bilemeyiz ama şu bir gerçek ki; böyle sınıflarda okula başlamış çocuklardan hiç kimse bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmiş, toplumun kültürel değerlerine sahip çıkan bireyler olmasını bekleyemez.

 

Eğitim, toplumlarda toplu ve ortak yaşamın nasıl olması gerektiğini veren, onu çocuklara anlatan, arkadaşlık duygusunu, acıyı, sevinci, paylaşmayı öğreten çocuklara kişilik gelişimini özgür ifade yeteneğini, kısaca birey olma özelliğini veren bir yaşam biçimidir. Hangimiz okula başladığı ilk günü, ilkokul öğretmenini, okulda yaptığı yaramazlıkları hatırlamaz ki…

 

Peki, gezici sınıfta okula başlayan bir çocuk yıllar sonra ne hatırlayacak? Sabah otobüsle gelen bir öğretmen, akşam otobüsle giden bir öğretmen. Oysa öğretmen bulunduğu yerde devleti temsil eder. Devletin en ücra yerleşkesindeki Türk Bayrağını dalgalandıran kişidir. Giyimiyle, konuşmasıyla, davranışları ile bulunduğu yerdeki özelliklede köylerde örnek alınan model kişidir. Bu ülkede Atatürk ilkelerine bağlı, özgür düşünen, kalbi vatan ve millet sevgisiyle atan, sorgulayıcı bireyler yetiştirmek istiyorsak; öğretmenlere bayram kutlamalarında çocukları yağmurda, soğukta üşüttünüz diye soruşturma açıp ceza verme yerine açılışlarda protokol beklerken öğrencileri yağmurlu, karlı, soğuk havalarda ayaklarında yırtık ayakkabılarla ayakları su alarak bekletenlere ceza verilmelidir. Çünkü birisi milli bayram duygusunu en zor şartlarda bile öğrenciye aşılarken diğeri öğrencinin neden beklediğini, kimi beklediğini bilmemesidir.

 

Bir ülkede eğitime verilen önem o ülkenin gelişmişlik seviyesini göstermektedir. Eğitim davranış değişikliği öğretim ise bilgi değişikliği olmakla birlikte artık günümüzde eğitim doğruyu söylemek değil, doğruları yapmak diye tanımlanıyor.

 

Huzurlu, mutlu ve sorunsuz bir eğitim dileğiyle…

 

İlhan DENİZ

Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi

Eğitim Komisyonları Sorumlusu

  • Netinial Internet

Farklı mı düşünüyorsunuz?

Ekleyecek birşeyiniz mi var? Fikrinizi hemen belirtin. Burası fikrini özgürce yazanların sitesi.

Burası özgür bir platform. Yukarıdaki bilgilerin hiçbirisini doldurmak zorunda değilsiniz.
Elbette bu yorumu yapanı bilmeyi çok ister, düşündüklerini korkmadan dile getirenleri bilmeyi isteriz.

Copyright © 2009 · Bütün hakları saklıdır · eKemer.com · Giriş
Makalelerin sorumluluğu yazarına aittir.

Subscribe to eKemer - Antalya Kemer'in Yorum PortalıHaberler Rss Subscribe to eKemer – Antalya Kemer'in Yorum PortalıYorumlar Rss netinial nl

antalya web tasarim firmalari, antalya web dizayn firmalari, antalya web site tasarim firmalari